ESKİMEYEN KENT


   
        Öncelikle bu yazıyı Safranbolu’ya gitmiş biri olarak ara sokaklarda hayran hayran dolaşıp eski Safranbolu evlerini ve konaklarını hem dışından, hem de içinden görmüş, Hıdırlık Tepesine çıkıp tüm Safranbolu’ya hâkim olduğunu size hissettiren o duyguyu tattığım için ve gidemeyenlere ya da gitmek isteyip araştırma yapanlara bir fikir olsun diye yazıyorum.

      O zaman bir kent düşünün... Doğallığını hala koruyan, el değmemiş bir mimariyle yüzyıllara meydan okuyarak günümüze ulaşmış. Kentin sağından, solundan, önünden hatta altından geçen serin ve gür akarsular hâlâ aynı inat, azim ve kararlılıkla aşındırıyor akaklarını...

         Bir kent düşünün... Bundan 250 yıl önce nasılsa bugün de bizi hala aynı şekilde karşılayan…

      Bir zamanlar Anadolu’nun tüm eski kentlerinde, eski Türk-Osmanlı yaşam biçiminin simgesi olan evler vardı. Örneğin, uzun yılla Safranbolu’nun bağlı olduğu Kastamonu’nun Şehzadeler şehri diye bilinen Amasya’nın, Anadolu Beylerbeyliği’nin merkezi Kütahya’nın, Osmanlı’nın İstanbul’dan önceki başkentleri Bursa ve Edirne’nin eski evlerinin, bu kentlerin tarih içindeki yeri ve önemi nedeniyle Safranbolu evlerinden daha görkemli oldukları kuşkusuzdur. Ancak o kentlerdeki eski evler günümüzde ya tamamen yıkılmış ya da çok az sayıda kalmıştır. Ayakta kalabilen birkaç ev de, çoğu yerde yeni yapıların arasında sıkışmış bulunmaktadır. Birçoğu da, içinde oturulamayacak kadar viran bir durumdadır. Safranbolu’da ise viran ev hiç yok denecek kadar azdır. 

       Safranbolu evleri, bir apartmandaki daireler ya da bir kooperatifin yaptırdığı villalar ve sahildeki yazlık evler gibi değildir. Birbirine hiç benzemez. İç planı, dış görünümü, döşeme bakımından, Safranbolu’da tümüyle birbirine benzeyen iki ev gösterilmez. Her ev, arsasının büyüklüğü ya da bulunduğu yerin durumu, sokak üzerinde ki konumu gibi belirleyici etmenler dışında, sahibinin istemlerine, ekonomik gücüne, aile yapısına olduğu kadar ustasının mesleki becerisine göre çok farklı biçimlerde planlanmışlardır.

       Safranbolu evleri, çok büyük bir çoğunlukla zemin üstünde iki katlıdır. Zemin üstünde tek katlı ev sayısı çok azdır. Zemin üstünde üç katlı ev ise birkaç tanedir. Safranbolu’da evler zeminden birinci kata kadar kalın taş duvarlarla çevrilidir ve bu duvarların üzeri birinci kattan itibaren ahşaptır. Evin üst katlarının dış cephesi yerel deyimle “yeydana” denilen duvarlardan oluşur. Bu arada yeydana, da iskeletini dikey, yatay ve çapraz direklerinin oluşturduğu çatmaların arasının, topraktan yapılmış kerpiçlerle doldurulması suretiyle yapılır. 

       Peki, Safranbolu evleri neden hep ahşaptır hiç düşündünüz mü? Çok nüfuslu büyük aile yapısı, yağışlı iklim, kültürel ve maddi zenginlik Safranbolu evlerinin ahşap olmasına neden olarak gösterilmektedir. Ancak en büyük etken Safranbolu çevresinin ormanlık olduğu, eskiden kerestenin çok ucuza sağlandığı, kolaylıkla işlenebildiği gibi gerçekler gösterilerek yanıtlamaya çalışılır.

      "Safranbolu evinin boyutu ve biçimini belirleyen üç temel unsurdan söz edilebilir: Çok nüfuslu büyük aile yapısı, yağışlı iklim, kültürel ve maddi zenginlik. Bir ailede karı kocanın normal olarak iki ya da üç çocuğu vardır. Erkek evlat evlendirilince ona ayrı bir ev açılmaz, gelin aynı eve getirilir. Amcalar, yengeler, halalar ve torunlarında dâhil olduğu aile hep birlikte bir evde yaşarlar. Evin kadınına işlerde yardım etmek amacıyla evlerin çoğunda evlatlık kız bulunur. Evlatlık kız evin kızı gibi görülür. 

     Safranbolu evleri geleneksel Türk mimarisinin en güzel örneklerindendir. Safranbolu evleri çevreye saygılı olarak tasarlanmıştır. Bir ev diğer evin manzarasını kapatmaz. Yağışların fazlalığı çatıların uzun saçaklı ve mükemmel yapılmalarını zorunlu kılmaktadır. Bazı evlerin kadınlar ve erkekler için 2 ayrı girişi bulunmaktadır.

        Evin girişinde zemin kat taş kaplıysa taşlık adını alır. Zemin katlarda ayrıca ahırlar, büyük kazan ocakları ve ambarlar bulunur. İkinci kat diğer katlara göre daha basıktır. Bu katta gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen bir mutfak ve odalar bulunur. Mutfak ile selamlık arasında yemek servisinde kullanılan silindirik bir ahşap dönme dolap yer alır. Gündelik yaşam orta katta geçer. Bu katın ısıtılması daha kolay olur. Üçüncü kat Safranbolu evinde mükemmelliğe varılan noktadır. Bu katta tavanlar daha yüksektir. Bu doğrultuda her odada ahşap dolapların (yüklük) içerisinde gusülhaneler bulunur. Ailenin büyükleri bu katta yaşarlar. Odalarda oturma düzeni dahi bir hiyerarşiye bağlanmıştır.

      Bir şey daha eklemek istiyorum bazı evlerin kapılarında 2 tokmak bulunur. Bunlardan birisi misafirler için diğeri ise aile bireyleri ve yakın akrabalar tarafından kullanılır. Tokmakların çıkarttıkları sesler farklı oldukları için gelenlerin misafir veya aileden oldukları bu şekilde anlaşılıyor. Yağışların fazlalığı çatıların uzun saçaklı ve mükemmel yapılmalarını zorunlu kılmaktadır. 

    Şehir, yönetim merkezinin bulunduğu Kale, alışveriş merkezinin bulunduğu Çarşı, evlerin bulunduğu Akçasu, Gümüş, Musalla, Kale altı ve Tabakhane semtlerinden oluşmaktadır. Bu kesim iklimin olumsuz etkilerine karşı korunmuş, alçak rakımlı iki vadinin içindedir. Burada evler birbirine yakın, sokaklar dardır. Bağlar birkaç yüz metre daha yüksekte, hava akımlarına açık ve daha geniş araziler üzerindedir. Hemen hemen herkesin bir kışlık bir de yazlık evi vardır. Yöre halkı kışın şehirdeki evinde yaşar ve yazın havaların ısınmasıyla Bağlardaki yazlık evine göçer. Ancak çarşı üretim ve ticaret hayatı yazın da aynen sürer.

    Tüm evler kendilerine göre daha merkezi konumdaki kamu binalarına, dini yapılara ve anıt eserlere dönüktür. Hangi evden bakılırsa bakılsın manzara kapanmaz. Evlerin yakın plan cepheleri kör, uzak olan cepheleri açık ve birbirlerini izleyecek konumdadır. Şehrin ortasında bulunan meydana yönelik yollar ve sokaklar tamamen Arnavut kaldırımlıdır. Anıt eserlerin avluları ve meydanlar da Arnavut kaldırımlıdır. Mevcut taş kaplama tarzı rutubeti en aza indiren, sel sularına karşı dayanıklı ve ağaç köklerinin yeterli su almasına uygun yapıdadır.

     Safranbolu evlerin de her oda bir aile için hazırlanmıştır. Genelde yazlık ve kışlık olmak üzere 2 ye ayrılır. Kışlık evler çarşı bölgesinde denizden yüksekliği 300-320 metre kodlarındadır ve kışın sıcak olması işyerlerine yakın olması sebebiyle yapılmıştır. .Genelde 2 katlıdır girişte hayat bölümü büyük mutfak bahçede girişte kazan ocağı dediğimiz bölüm bulunur üst kata çıktığınızda önce sofa bölümü çıkar ve odalara bu bölüme açılır odalarda gusülhaneler olması sebebiyle kullanışlıdır. İkinci katlarda ise başoda dediğimiz daha gösterişli tavan süslemeleri bulunan misafirlerin ağırlandığı odalardır. Odalarda ocak başı bulunur bazı evlerde özel odalarda havuz kullanılmıştır yapılan toplantı seslerinin dışarıdan duyulmaması evin ihtiyaçlarını karşılaması ve yangın gibi acil durumlarda bahçe sulamasında kullanılmak için tercih edilmiştir. Haremlik ve selamlık bölümlerinde servis dolabı kullanılmıştır. Böylece kalabalık misafirlerde erkeklerle kadınlar birbirlerini görmeden yemekleri birbirlerine servis edebilmektedirler. Evlerdeki amaç evde yaşayan bütün bireylerin birbirlerinin huzurunu ve saygısını bozmadan yaşayabilmesidir." (1)

      Son olarak şunu söylemeliyim ki Safranbolu coğrafyanın, tarihin, kültürün harmanlandığı en güzide mekanlardan biridir. Eğer yolunuzu düşer buraya giderseniz;





- Yörük Köyü’ne gidip Yörük gözlemesi yiyin.



- Bulak Mencilis Mağarasını gezin.





- Hıdırlık Tepesi’nde tarihi Safranbolu evlerinin fotoğraflarını çekin.

- Safranbolu baklavasını yemeden gelmeyin. Eski Çarşı'da bulunan Kazanacağındaki restoran şiddetle ve ısrarla tavsiye edilir.

- Safranbolu lokumlarından satın alın hatta eşe dosta hediye almayı da ihmal etmeyin. ( Mümkünse kapalı kutularda ki lokumları tercih edin zira açıkta satılanların çabuk bayatlar )

- Ekmek mayası ile yapılan cimitsiz simidi ve yanına Bağlar gazozunu deneyin.



- Kaymakamlar Müze Evi’ni gez. Özellikle girişteki orijinal kapıyı görün ve açmayı deneyin. ( Osmanlının ruhunu hissetmeye çalışın)



- Kristal Cam Terasa gidip Tokatlı Kanyonunun o muazzam görüntüsünü bıkana kadar seyredin.

KAYNAKÇA

Kızıltan ULUKAVAK. Bir Safranbolulunun Penceresinden Safranbolu. Bizim Büro Yayınevi. Ankara 2007



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“COĞRAFYA KADERDİR"DEN ANLADIĞIMIZ

“Manzara Ekolojisi” Dediğimiz